Fethiye
Marmaris ülkemizin en güzel tatil yörelerinden biridir. Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Marmaris doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları ve körfezin her türlü su sporlarına olanak tanıması beş yıldızlı otellerinden başlıyarak en mutevazi pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebilecekleri cennet bir ilçedir. Marmaris Akdeniz iklimine sahip oluşu nedeni ile kışın bile denize girme imkaný sağlarken, etrafını çepeçevre saran yüksek dağlar ile çam ormanları ve geniş yapraklı çınar ağaçları Marmaris’in yeşil dokusunu oluşturmaktadır. Akdeniz iklimi etkisi altında bulunan Marmaris’te yazları sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı geçmektedir. Uluslararası marmaris yat yarışlarını yörenin belli başlı etkinlikleri arasındadır. Bir tatil cenneti olan Dalaman ise sadece bir buçuk saat uzaklıkta olup hava ulaşımı bakımından Marmaris’e en yakın olan havaalanı konumundadır. Marmaris’e gelenler için yatlarla mavi tura katılmadan, Marmaris’in eşsiz güzellikteki beldelerinden, Turuncu, Cennet Ada’yı, Bozburun’u, Turgut şelalesini, Yalancı boğazı, Günnüceği ziyaret etmeden, Marmaris müzesini görmeden, Marmaris tarhanası, Şura dondurmasını yemeden ve sayısız antik kentlerini ziyaret etmeden dönülmemesi tavsiye edilmektedir.


Fethiye
Fethiye Mendos dağının eteklerinde adını verdiği körfezin çevresine yerleşmiş şirin bir Akdeniz şehridir. Berrak ve çok temiz olan Ölüdeniz ile tanılmaktadır. Yüksek sıra dağlar ve dağların eteklerindeki yüzlerce koy sanki birbirleri ile kucaklaşmýþ gibidir. Fethiye’de iklim yaz aylarý 30-40 derece olan sýcaklýk, kýþýn genellik ile 10 derecenin üzerindedir. Fethiye’de yaz ve bahar olmak üzere sadece iki mevsimin sürdüğünü söylemek pekte yalnış olmayacaktır. Fethiye cennetine kara, hava ve deniz yollarından dilediğiniz herhangi biriyle ulaşmanız mümkündür. Hava ulaşımı için en yakın alan 50 km.uzaklıktaki Dalaman havaalanıdır.

Fethiye - Keyifli Bir Tatil

2004 Yılı’nın Eylül ayıydı. Sabah saat 08:30′u gösterirken Fethiye’ye gitmek üzere, yollara düştük. Yaklaşık 6 saatlik yorucu bir yolculuktan sonra (radarlara yakalanmamak için ortalama 100 km./saat’lik hızla giderek) Fethiye’ye varmayı başardık.
Eşyaları otele bırakıp kendimize gelebilmek için soluğu sahildeki balıkçıda aldık . Balıkların inanılmaz lezzeti ile birlikte rakılar, şaraplar içilince herkes yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı… Tatil grubumuzun lideri Kadir Ağabey’i ellerimizle beslemeyi de ihmal etmedik. Ertesi gün herkes oldukça zor uyanabilmişti. Çevreyi tanıma amaçlı yürüyüşler yapıldı, ertesi günün tekne gezisi planları organize edildi. Gün çabuk geçmişti. Akşam üzeri, gün batımını eşsiz bir manzarası olan bir barda, biralarımızı yudumlarken seyretmenin keyfini çıkardık. Bu arada “Baba kızın muhabbetlerine diyecek yok.” şeklinde konuşmalar ağırlık kazanmış idi. (Ben ve kızım Aleyna oluyor.)
Bu sefer yemek yenmek üzere Fethiye’deki bir pideci hedef seçildi. Hava muhalefeti, elektriklerin kesik olması, soğuk sayılabilecek bir iklim; grubumuzu kesinlikle yıldıramadı. Fakat aksilikler peşimiz bırakmıyordu.
Sipariş verdiğimiz pideler bir türlü gelmek bilmiyordu. Bir saate yakın bir süre bekledikten sonra konuya Kadir Ağabey el attı ve hemen çözdü. Yemekler yendikten sonra biraz kendimize geldik. Yağmur ve fırtına ise durmak bilmiyordu, o yüzden yemek-içmek dışında yapılacak fazla bir alternatif de kalmıyordu. Sırada köşedeki café’de oturup birşeyler içmek vardı. Derya ve Ünal birara dışarı çıktılar. Gizli birtakım görüşmeler yapıldığı sezildi, fakat kimse neler çevirdiklerini anlayamadı. Tatilimiz oldukça kısa, fakat bir o kadar da zevkli geçti.