Bodrum’un Turistik Çöplük Tepesi

Yıllardır gündemde olan Bodrum turistik yolcu limanı için son hazırlıklar yapılırken, kentteki bilinçsiz yapılanma ve kirlilik etkisini arttırıyor.

Bodrum’un turistik çöplük tepesinden çıkarsanız, bir tarafta emsalsiz bir  güzelliği sergileyen Gümbet-Bitez koylarını, diğer tarafta, Bodrum’un aslını resmeden St. John Kalesi’ni, şovlarla içine edilen Antik Tiyatro’yu ve kaybolmuş nice güzelliklerle yüklü Bodrum Koyu’nu seyredersiniz. Belki elli yıldır zaman zaman bu tepeye çıkıyor, üzüntüler içerisinde kalıyorum.

Bunca yıldır yamaçlar yine yeşil örtüden yoksun bozkır gibi çıplak, yeldeğirmenleri perişan, etraf çöplerle daha da yüklü ve aldırış eden yok!

Değişen sadece etrafa saçılmış kırık içki şişeleri, yığınlar halinde sigara izmaritler ve çöplerdeki artış. Derbeder, kültür ve tarih mirası her esere karşı hanzo bir aldırmazlıkla karşılaşmak yüzkızartıcı değil de nedir!‘En görkemli yamaca çirkin bir bina’

“Biz neden Yunan Ege Adaları gibi olmayalım” diye çıktığı yolda altmış yılı geride bırakmış yorgun Bodrum savaşcısı Rüştü Gür’ün zamanında yazdığı gibi; “Sanayi sitesini gelip Bodrum kasabasının ortasına oturttular. Altındaki antik Karya kenti kalıntılarını gören olmadı. Yapılan yanlış işler o kadar çoktu ki! İskele Meydanı’nda komiserlik binasının yanında Vakıflar’a ait tarihi bir şadırvan vardı. Yol yapacağız diye bu şadırvanın mermerlerini asvaltladılar. Arkasına da bir umumi hela inşa ettiler!

Tarihi Manastır’ı yıktılar, yerine Manastır Oteli’ni inşa ettiler!

Kumbahçe yolunda Bodrum koyunun en hakim yamacına belki çok yıldızlı bir otel inşa edileceği yerde şekilsiz kalıp gibi kat kat Kız Meslek Lisesi inşa ettiler. Bodrum’un en görkemli yamacına çirkin bir bina kondurdular.

Bu da yetmedi, arkasına bir çirkin bina daha dikerek Anadolu Meslek Lisesi deyip, Bodrum’un en güzel turistik  yamacını yok ettiler. Sonra tepkiler artınca, Kız Meslek Lisesi’nin bir katını yıkmak zorunda kaldılar.”

Gecekondudan beter barakalar yükseliyor

Bodrum’daki Ortodoks Kilisesi’ni yıkıp Halk Eğitim Merkezi yapan kafalar, sahile Orman Dairesi ve Misafirhanesi inşa ederek, güya buradan orman işlerini yürüttüklerini iddia etseler de bir güzel yazlık halinde kullanılmasını sağladılar. Turistlerin beğeni ile gezdiği Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii’nin arkasında giderek gecekondudan beter barakalar oluştu. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum’u zaten padişah İngiliz büyükelçisi Lord Stradford’a ikram etmişti! Arkeolog Charles Newton cahil halkın da gayretiyle sekiz yılda Mausoleum’u söke söke ancak Londra’ya taşıyabildi. Yarımadada tepelere serpiştirilmiş yeldeğirmenleri maziye kavuşmuş nice eski yılların simgesel anıtlarıydı. Aldırış eden olmadı, her biri berbat edildi. Bardakçı Koyu tepelerinde giderek daha da yıkılmaya yüz tutmuş yeldeğirmenlerinin nasıl bir güzellik ve tarihi değer ifade ettiğini anlayacak bir otorite bu sefil görünümü uygarlığa çeviremedi. Her sorumlu, birbaşka sorumludan yakındı!

Bunları niye anlatıyorum; Yıllardır bir tekerleme haline gelmiş Bodrum turistik yolcu limanı artık bir gerçektir ve son hazırlıkları devam etmektedir. Bu liman 2008 sezonundan itibaren Carnival Cruise Line, Costa Crociere ve olası şekilde diğer turistik yolcu gemicilik şirketlerinin endamlı gemileri Bodrum’a sefere başlayacaklardır. O zaman aynı günde Bodrum’a 3000-4000 turistin ayakbastığını görmek bir hayal değil, gerçek olacaktır.

Kenti ekonomiye ve turizme kazandırmak

Bodrum’u cazip kılacak bir tarih ve kültür mirası eser mi vardır? Mazisine ait hangi renkler turistlere sunulacak ve Bodrum’un uygar bir kent olduğu nasıl gösterilecektir? Şimdilerde çok seyrek de olsa gelen küçük turistik yolcu gemilerinden karaya çıkan turistler otobüslerle Bodrum’un Turistik Çöplük Tepesi’ne götürülmekte ve onlara burada onbinlerce sigara izmaritiyle, şişe kırıklarıyla kaplı taşlı toprak berbat bir arazi üzerinden, içleri insan dışkılarıyla dolmuş yıkık dökük yeldeğirmenleri sunulmaktadır. O tepeler ki, yamaçlarında tekbir ağaç göremezsiniz. Yeldeğirmenlerinin önündeki tek atraksiyon on adımlık deve turu attıran devecidir. Ben bu utanç tablosu karşısında kahrolurum! Tüm bu derbederlikten geriye Bodrum’un çektiğim yüzlerce Turistik Çöplük Tepesi fotografı kalır. Beklerim ki o fotoğraflara bakacak bir yetkili “Bu çok yüzkızartıcı bir ilkellik“ desin ve Tanrı’nın lutfu o doğal güzelliği insanlığa, ülke turizmine ve ekonomiye kazandırmak için kollarını sıvasın ve aklını çalıştırmaya başlasın!

Kimbilir ve belki de Heyhat..

YORUMLAR



Yorum Gönderin




 

Travel Forum